ANALİZ - Avrupa Birliği Özel Zirvesi ve Türkiye-AB İlişkileri

- AB Zirvesi’nin en büyük kaybedeni Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron oldu. Zira Macron Doğu Akdeniz bölgesine savaş gemisi göndererek Türkiye’ye karşı Avrupa adına meydan okumak istedi; fakat Türkiye’nin geri adım atmaması sonucunda, Akdeniz ülkeleriyle bir zirve düzenleyerek Türkiye’yi izole etmeye çalıştı- Macron zirve öncesi aldığı kararlarla, AB’nin birlik olarak yürütmeye çalıştığı dış politikalarını da olumsuz etkiledi. Macron zirve öncesi tek başına askeri güç kullanarak AB’nin gerçek lideri olduğunu göstermek istemişti- AB’nin Doğu Akdeniz krizini tırmandırmak yerine çözüm odaklı hareket etmesi gerektiğini savunan Almanya ise rasyonel, dengeli bir politika izleyerek, Türkiye-Yunanistan gerginliğini yumuşatırken, bu konuda AB ülkelerinin büyük çoğunluğunu ikna etmeyi de başardı- Fransa, Yunanistan ve GKRY ile Türkiye’nin yaşadığı kriz AB’nin karar verme mekanizmasının çok yavaş işlediği konusundaki eleştirileri bir kez daha haklı çıkarıyor. NATO’nun Doğu Akdeniz krizi konusundaki girişimleri AB’ye göre daha etkili oldu ve gerginliğin giderilmesinde önemli bir etken olarak ön plana çıktı

Genel 06.10.2020, 11:27
9
ANALİZ - Avrupa Birliği Özel Zirvesi ve Türkiye-AB İlişkileri

İSTANBUL (AA) -YUNUS MAZI- 1-2 Ekim 2020 tarihleri arasında Avrupa Birliği (AB) Devlet ve Hükümet Başkanları Özel Zirvesi Toplantısı’nda birliğin gündeminde olan birçok sorun tartışıldı. Bu üst düzey zirvede Belarus’a yaptırım uygulanması, Dağlık Karabağ’daki Azerbaycan-Ermenistan çatışması ve Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’de devam eden kriz konuları ön plana çıktı. Zirvenin ardından yapılan açıklamalara bakıldığında, öncelikle Türkiye-AB ilişkilerinde Türkiye’nin belirleyici bir aktör olduğu görülüyor. AB içinde yaşanan sorunların yanı sıra, AB’nin bir bütün olarak uluslararası arenada etkileyici bir rol üstlenemediği ve dış politikada karar vermekte çok zorlandığı ortaya çıkmış oldu. Doğu Akdeniz krizi, AB’nin dış politikada etkin bir aktör olamadığını da gösterdi. Bu krizde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un AB’nin karar süreçlerini sınırladığı ve krizin yönetimini engellediği görüldü. Diğer taraftan Almanya bu zirvede çözüm odaklı bir politika sergiledi; Fransa’nın zirveyi sabote etmesine izin vermedi ve zirvede ağırlığını ortaya koymuş oldu.

Türkiye ve Yunanistan Doğu Akdeniz’de çatışma ihtimali çok yüksek olan bir kriz içine girmiş ve bu kriz çok kısa bir zaman içinde küresel bir nitelik kazanmıştır. Fransa’nın Yunanistan’ı desteklemek için Doğu Akdeniz bölgesine savaş gemisi göndermesi, ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) için silah ambargosunu kaldırması ve son olarak AB’nin Türkiye’ye karşı yaptırım tehdidi ile Türkiye tartışmaların merkezî bir aktörü haline geldi.

- Fransa-Almanya anlaşmazlığı

AB Liderler Zirvesi düzenlenmeden önce üye ülke liderleri Doğu Akdeniz sorunuyla ilgili birbirinden farklı açıklamalarda bulundu. Fransa, Yunanistan, GKRY ve Avusturya AB’nin Türkiye’ye karşı yaptırım uygulaması fikrini desteklerken, Almanya, İtalya, Malta ve Macaristan Türkiye’nin lehine bir tutum sergiledi. Türkiye karşıtı kampanyanın baş aktörü Macron, Türkiye’nin AB için artık bir ortak olmadığını söylerken, GKRY ve Yunanistan daha sert açıklamalarda bulundu ve Türkiye’ye karşı yaptırım uygulanması gerektiğini ifade etti. Buna ek olarak, Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz Türkiye-AB müzakerelerinin askıya alınmasını talep etti.

Diğer taraftan Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Türkiye’nin AB için çok önemli bir ortak olduğunu ve Türkiye’ye bir yaptırım uygulanmasına kesinlikle karşı olduğunu açıklaması ise Almanya’nın krize karşı pozisyonunu ortaya koyması bakımından önem arz ediyor. Bununla birlikte, İtalya’nın zirve öncesi Yunanistan ve GKRY lehine bir açıklama yapmasına rağmen, İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio Doğu Akdeniz’in istikrarı için Türkiye’nin önemli bir aktör olduğunu söyledi ve bundan dolayı da AB’nin Türkiye ile yapıcı bir diyalog kurması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın birçok kez Türkiye’nin yapıcı bir diyaloğa hazır olduğunu ifade etmesine rağmen, Yunanistan ve GKRY Türkiye’ye karşı yaptırım konusunda AB’ye baskı yaptı. Rum yönetimi AB’nin Türkiye karşıtı bir yaptırım kararı almaması halinde Belarus’a karşı önerilen yaptırımı desteklemeyeceğini açıklayarak AB’nin karar mekanizmasını engelledi. Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın bu konudaki özgüvenli ve ısrarlı duruşunun arkasında hiç şüphesiz Fransa’dan aldığı destek bulunuyor.

Fakat zirvenin sonuçlarına bakıldığında, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı önerdikleri yaptırım konusunda başarılı olamadıkları görülüyor. AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen Türkiye yapıcı bir diyaloğa hazır olduğu sürece, AB’nin Türkiye’ye karşı yaptırım uygulamasının gerekmediğini söyledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel Türkiye ile AB arasındaki göç mutabakatının yeni bir aşamaya getirilmesi, Gümrük Birliği anlaşmasının geliştirilmesi ve vize serbestisi konusunun Aralık ayına kadar görüşülmesi gerektiğini ifade etti. Bu toplantının sonuçlarına ve sonrasında yapılan açıklamalara bakıldığında, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın kendi ulusal çıkarlarını AB’ye kabul ettiremediği ortaya çıkıyor.

- Yalnızlaşan Türkiye mi, Macron mu?

AB Zirvesi’nin en büyük kaybedeni ise Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron oldu. Zira Macron Doğu Akdeniz bölgesine savaş gemisi göndererek Türkiye’ye karşı Avrupa adına meydan okumak istedi; fakat Türkiye’nin geri adım atmaması sonucunda, Akdeniz ülkeleriyle bir zirve düzenleyerek Türkiye’yi izole etmeye çalıştı. Macron bu girişiminde de başarılı olamadı ve (Yunanistan ve Güney Kıbrıs dışında) diğer Akdeniz ülkelerinden beklediği desteği bulamadı. AB Zirvesi’nde de beklediği desteği alamayan Macron, özellikle Almanya ile önemli bir anlaşmazlık yaşadı. Macron zirve öncesi aldığı kararlarla, AB’nin birlik olarak yürütmeye çalıştığı dış politikalarını da olumsuz etkiledi. Macron zirve öncesi tek başına askeri güç kullanarak AB’nin gerçek lideri olduğunu göstermek istemişti. Buna karşı Almanya ise AB’nin Doğu Akdeniz krizini tırmandırmak yerine çözüm odaklı hareket etmesi gerektiğini savundu. Almanya’nın rasyonel, dengeli bir politika izlemesi Türkiye-Yunanistan gerginliğini yumuşatırken bu konuda AB ülkelerinin büyük çoğunluğunu ikna etmeyi de başardı. Türkiye’nin Doğu Akdeniz konusundaki kararlı tutumu, Almanya’nın bu zirvede elde etmiş olduğu başarıda destekleyici bir unsur olarak öne çıktı.

Macron ilk kez “Sarı Yelekliler Hareketi” ile ciddi bir siyasal erime sürecine girmişti ve son yerel seçim sonuçlarıyla da geri dönüşü büyük bir başarısızlıkla karşı karşıya kaldı. İç politikada hareket alanı daralan Macron dış politikada bir takım agresif girişimlerde bulunarak bu açığı kapatmaya çalışıyor. Libya’da darbeci General Halife Hafter’i desteklemesi, Lübnan iç siyasetine ilişkin girişimleri, Suriye iç savaşındaki tavrı ve Doğu Akdeniz krizi konusundaki çabaları bu konudaki en belirgin örnekler. AB Liderler Zirvesi’nde Doğu Akdeniz krizine ilişkin beklediği hemen hiçbir sonucu elde edemeyen Macron’un başka bir toplantıya katılma gerekçesiyle zirveyi erken terk etmesi de özel bir anlam taşıyor.

- AB’nin dış politikadaki etkisizliği

Fransa, Yunanistan ve GKRY ile Türkiye’nin yaşadığı kriz AB’nin karar verme mekanizmasının çok yavaş işlediği konusundaki eleştirileri bir kez daha haklı çıkarıyor. NATO’nun Doğu Akdeniz krizi konusundaki girişimleri AB’ye göre daha etkili oldu ve gerginliğin giderilmesinde önemli bir etken olarak ön plana çıktı. Bu konuda Yunanistan, GKRY ve Fransa gibi sırf ulusal çıkarlarının peşinde koşan devletlerin AB’nin ortak çıkarlarını engellediği konusunda da tartışmalar ortaya çıktı. Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekilli Norbert Neuser Güney Kıbrıs’ın AB’nin Belarus’a karşı yaptırım kararını engellemesini şiddetle eleştirdi ve AB’nin oybirliğiyle değil çoğunluğa dayalı olarak karar vermesi gerektiğini söyledi. Ayrıca AP Başkan Yardımcısı Nicola Beer böyle devam etmesi durumunda, AB’nin dış politika süreçlerinde uluslararası arenada diğer büyük aktörlerle aynı masada oturamayacağını dile getirdi. Doğu Akdeniz krizi AB’nin bir bütün olarak hareket edemediğini ve karar verme mekanizmasının işlevsizliğini bir kez daha göstermiş oldu. Diğer taraftan bu zirve, Türkiye’nin uluslararası kamuoyu nezdinde ciddi bir aktör olduğu gerçeğini de ortaya çıkarmakta.

[Bielefeld Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve felsefe eğitimi alan Yunus Mazı Türk-Alman Üniversitesi’nde Avrupa ve uluslararası ilişkiler alanında lisansüstü çalışmalarına devam etmektedir]

Yorumlar (0)
25°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 16 Nisan 2021
İmsak 03:48
Güneş 05:36
Öğle 13:06
İkindi 17:02
Akşam 20:25
Yatsı 22:05
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 30 54
5. Altay 29 53
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23